KENT ARŞİVLERİ
Arşivcilik, bir kurumun faaliyetlerini başarıyla sürdürebilmesi için o kurumun üretmiş olduğu ya da kurumun bünyesine sağlanmış olduğu
belgelerin düzenlenmesi, ayıklanması ve delil niteliği taşıyanların yasal mevzuatlar uyarınca
saklanması gibi iş süreçlerinden oluşan bir disiplindir. Arşivler devlet organlarının yanı sıra, özel
kurum ve kuruluşlar, sivil toplum örgütleri vb.
tarafından oluşturulabilmektedir. Dolayısıyla bir arşiv koleksiyonun o kurumun ve faaliyetlerinin türüne göre değişeceğini söylemek mümkündür. Bu da farklı arşiv türlerini meydana getirmektedir. Örneğin özel arşivler; aile arşivleri gibi.
Kaynak:http://fbe.etu.edu.tr/?q=en/node/444
İstanbul’da 1989 yılında kurulan Kadın
Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı tür açısından bir başka örnek olarak gösterilebilir. Vakfın bünyesindeki arşiv ve kütüphanede yalnızca kadın konulu malzemelere yer
verilmektedir.
Kent arşivlerinin kurulmasındaki hedef ise bu kentlerin var oluşlarından itibaren günümüze kadar gelen o kentlere özgü
tarihsel ve kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak olduğunu söylemek gerekir.
Kent arşivleri,
kişilerde kentlilik ve kent bilinci gibi
olguları pekiştirmeyi sağladığı gibi, kentin geçmiş faaliyetleri ile güncel faaliyetleri
arasındaki her türlü münasebetin keşfedilebilir olması, birtakım analiz ve
tahlillerin yapılabilir olması, dolayısıyla bir kentin geçmişten günümüze geçirmiş olduğu
tüm süreci ve yaşadığı gelişimi
ve ya gerileyişi göstermesi açısından önem taşımaktadır. Bununla beraber tarih alanında özellikle yerel
tarih alanı ve bu alanın gelişimi ile de kent arşivlerinin ayrılmaz bir bağı
bulunmaktadır.
Ülkemizde
yerel tarih çalışmaları oldukça fazladır. Harf devriminden
sonra 1955’e kadar olan evrede yapılan çalışmaların
300 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde yerel
tarih alanına olan ilgide ve bu alandaki gelişmede
kent arşivlerinin şüphesiz
payı büyük olacaktır.( Yalçın, 2013)
Bir kent
arşivinin koleksiyonunu o kent ile ilgili
her türlü belge oluşturabilmektedir. Bunlara örnek olarak haritalar,
yazmalar, salnameler, sokak rehberleri, fotoğraflar,
resimler, çizimler, gündelik hayata ait unsurlar; biletler, broşürler vb., yerel gazeteler ve dergiler, o kentte bulunan
yerel yönetim ya da özel sektöre ait yıllık raporlar, önemli kişilerin biyografileri vb. birçok malzeme oluşturabilmektedir.(Yalçın,
2013, s. 86)
Görüldüğü
gibi söz konusu malzeme türü, malzemenin sayısında da artış yaratabileceğinden seçilecek malzemeler arşiv koleksiyonundaki bütünlüğü
bozmamalı ve çıkabilecek aksaklıklara önceden müdahale edilebilmesi için
muhakkak bir arşiv politikası oluşturulmalıdır. Personelin yetki ve sorumlulukları açıkça belirtilmelidir.
Koleksiyonda seçici olunmalı, bir objenin müzeye mi arşive mi ait olduğu gibi karışık
durumlarda kılavuz olması açısından malzemenin seçim öncelikleri, malzeme
tanımlamaları vb. ayrıntısı ile bu politikada yer almalıdır.
Bir kent
arşivi bünyesinde ya da bağımsız ancak çok yakın mesafede bir de kütüphane oluşturularak araştırmacılara daha iyi hizmet verilebilir.
Vehbi Koç ve Ankara Araştırmaları Merkezi buna güzel bir
örnektir. VEKAM vakıf temelli bir arşivdir, iki ana koleksiyonu vardır: Türkiye’nin
başkenti Ankara’ya ait bir koleksiyon ve
Vehbi Koç ve kurumsal şirketi ile ilgili bir koleksiyon. Ek
olarak Ali Esat Bozyiğit’in de koleksiyonu kütüphane bünyesine
katılmıştır. VEKAM arşivi ve kütüphanesi herkese
açıktır. Bu politikayı 2002 yılından beri benimseyen VEKAM arşivlerin halka
açılabilmesi gerekliliği konusunda taraf
tutan önemli bir kurumdur.
Ahmet Piriştina Kent Müzesi ve Arşivi Binası
Kaynak: http://www.apikam.org.tr/
Ankara
koleksiyonunda, Ankara ile ilgili her türlü malzemeye yer verilmiştir. Örneğin Ankara’nın ilk planları, II. Dünya
Savaşı’nda dağıtılan
yemek karneleri vb. Kütüphanede ise Ankara ile ilgili basılmış her kitabı koleksiyona katılmıştır. Vehbi Koç koleksiyonunda ise, Vehbi Koç’a ait Mekteb-i
Hukuk belgeleri, ticari girişimleri ile ilgili belgeler örnek
verilebilir. Örneğin Henry Ford ile Vehbi Koç arasındaki
ticari anlaşma.
VEKAM
Kaynak: http://vekam.org.tr/index.php?dil=tr&page=galeri&state=vekam_039_dan_kareler
Ülkemizde
özel teşebbüs haricinde oluşturulan kent arşivlerinin sayısı da gün geçtikçe
artmaktadır ancak bunun ilk örneği 2004 yılında açılan Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’dir. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan ve
adını da oradan alan kent arşivinin adı, Ahmet Piriştina’nın anısına onun ismi verilerek değiştirilmiştir.
Yukarıda
bahsedildiği gibi, her kentin arşiv koleksiyonu o kentin özelliklerine göre çeşitlilik gösterebilmektedir. Ahmet Piriştina Kent Arşivi’nde göze çarpan koleksiyonlardan biri
yangınlar ile alakalıdır ve tamamen bu bölüme ayrılmıştır. Eski zamanlarda İzmir’de sık yaşanan yangın felaketleri bu kentin acı bir yönü ve parçası
olmuştur. Bu da koleksiyona yansıtılmıştır.
Ahmet Piriştina
Kent Arşivi ve Müzesi, arşiv ile kütüphanenin ilişkisi dışında
arşiv ve müze bağını da göstermiş olması açısından önemlidir. Bir kent arşivinde araştırmacılara yalnızca belge değil, objeler ile de daha etkili bir hizmet, bir görsel şölen sunabilmek açısından olumlu bir gelişmedir. Ayrıca buradaki müze bir okunur müze şeklinde tasarlanmıştır. Yani, sergiler istenildiğinde yeniden düzenlenebilmekte ve hedef kitlelerine göre
tekrar tekrar değiştirilebilmektedir.
Son
olarak belirtmek gerekir ki kent arşivlerinin en önemli
kaynaklarından biri olan aile arşivlerinin koleksiyona katılması arşivcileri
oldukça zorlayan bir süreç içermektedir. Aileler sahip oldukları bu belgeleri
arşivlere kazandırma konusunda çok çekimser kalmaktadır. Oysaki kamuya mal
olmuş bir kimsenin sahip olduğu belgeler çokça konulara aydınlık getirebilir,
zenginlik katabilir, topluma ilgili konularda iyi bir hizmet aracı haline
gelebilir. Bu yüzden aileleri ikna ve teşvik konusunda arşivcilere büyük rol
düşmektedir.
EZGİ ALTUN
Sözü geçen kaynaklar:
Yalçın, Y. (2013). Türkiye'de özel arşivlerin yeniden
yapılandırılması: Kent arşivi modeli.Yayımlanmamış Doktora Tezi. Ankara Üniversitesi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder